Bebeğimizi ısırmak istememizin bilimsel bir açıklaması varmış!

Paylaşmak için: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someone

Siz de bir bebeği severken kendinizi dişlerinizi sıkarken buluyor musunuz? Veya sevimli bir kedi veya köpeği severken canını acıtmamak için kendinizi zor mu tutuyorsunuz? Yalnız değilsiniz, hatta yaşadığınız duyguları açıklayan bilimsel bir terim bile varmış!

Yale Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı bu konuyu şöyle açıklıyor;

İnsanlar bazen bir duyguyu çok yoğun yaşayınca, vücut bu duyguyla başa çıkabilmek için tezat bir tepki verir; mesela fazla mutluluktan ağlamak, sinirleri bozulunca kahkaha atmak, veya sevinçten çığlık atmak gibi. Bu ters yöndeki tepki, vücudun biraz rahatlamasını sağlar.

Aşırı sevimli bulduğumuz bir bebeği veya hayvanı da “yerim seni!” gibi sözlerle saldırgan bir şekilde sevme eğilimi göstermemiz bu tezat tepkilere bir örnekmiş. Hatta şirinliğin agresyon hisleri uyandırması durumunu bilim insanları “cute aggression” yani “sevimli agresyon” terimiyle tanımlamaya başlamışlar.

Yale Üniversitesi araştırmacıları Rebecca Dyer ve Oriana Aragon, insanların şirinliğe verdikleri tepkileri birçok değişik yöntemle değerlendirmişler. Deneylerin büyük kısmında katılımcılara sevimli bebek veya hayvan resimleri gösterip, hislerini bir anketle değerlendirmişler.



Yaptıkları deneylerden birindeki yöntem ise çok ilginç; katılımcıların ellerine baloncuklu ambalaj naylonları vermişler (hani şu patlatması çok zevkli olanlardan) ve çeşitli hayvan fotoğrafları göstermişler; fotoğraflardan bazıları normal veya komik, bazıları ise yüksek dozda sevimliymiş. Ve görmüşler ki katılımcılar sevimli fotoğraflara bakarken dayanamayıp ellerindeki baloncuklu ambalajları sıkarak patlatmışlar.

Sosyal psikoloji uzmanı Dr. Rebecca Dyer , “Bazı şeyler o kadar sevimli oluyor ki dayanamıyoruz” diyor. Bazı psikologlar bu “sevimli agresyon” hissinin patolojik boyutlara varabileceğinden endişelense de Dr. Oriana Aragon sevimlilik sebebiyle tetiklenen mıncıklama veya ısırma gibi isteklerin endişelendirici bir durum olmadığını açıklıyor. Yani bu hissedilen saldırganlık hissi karşımızdaki sevimli bebeğe veya hayvana gerçekten zarar vermek istediğimiz anlamına gelmiyor. Aksine, bu başa çıkma mekanizması ile yoğun duygularımızı rahatlatmaya çalışıyoruz.

Araştırmacılar aynı zamanda, sevimli görüntülere ‘saldırgan’ tepkilerin ardından ‘korumacı‘ tepkilerin geldiğini gözlemlemişler. Yani ortada korkulacak bir durum yok gibi görünüyor.

Sonuç olarak dayanılmaz şirin bebekler ve hayvancıklar karşısında dişlerimizi gerçekten sıkmamız gerekiyor, ama artık en azından bunun normal bir durum olduğunu ve bilimsel bir açıklaması olduğunu biliyoruz 😉

 

Bol şirinlikli ve sağlıklı günler! 🙂

Kaynaklar ve daha detaylı okumalar:

Dimorphous expressions of positive emotion: displays of both care and aggression in response to cute stimuli.
Psychol Sci. 2015. Oriana R. Aragón, Margaret S. Clark, Rebecca L. Dyer, John A. Bargh
http://journals.sagepub.com/doi/full/10.1177/0956797614561044

Cuteness Inspires Aggression
https://www.scientificamerican.com/article/cuteness-inspires-aggression/

So cute I could eat it: The science behind ‘cute aggression’
www.independent.co.uk/news/science/so-cute-i-could-eat-it-the-science-behind-cute-aggression-9860440.html

Sevimli Şeylere Karşı Saldırganlık Eğilimi, Klinik Psikolog Barış Gürkaş
http://barisgurkas.com/sevimli-seylere-karsi-saldirganlik-egilimi/

Yorum yap

error: Content is protected !!
/* ]]> */