Bir hamilelik hatırası: kendinize ait olmayan hücreler

Paylaşmak için: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someone

Hamilelik sırasında bebekten anneye DNA ve hücrelerin geçtiğini biliyor muydunuz?

Hollanda Leiden Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı, başarısızlığa mahkum gibi görülebilecek bir deney yürüttüler.

Hamilelik sırasında ya da hamilelikten hemen sonra hayatını kaybeden 26 kadından doku örnekleri topladılar. Hepsi erkek çocuk taşıyorlardı. Patolog bu örnekleri Y kromozomu kontrolü için boyadı. Yani araştırmacılar kadın vücudunda erkek hücreleri arıyorlardı.

Ve bu arayış inanılmaz bir şekilde başarılı oldu.

Araştırmacılar inceledikleri tüm doku örneklerinde Y kromozomu içeren hücreler buldular. Bu erkek hücreleri her 1000 hücreden biri oluyordu. Fakat araştırmacıların baktığı her organda mevcutlardı; beyin, kalp, böbrekler ve diğerleri…

Bilim insanları, hem erkek hem kız çocuklarından rahime kaçabilen ve annenin vücuduna yayılabilen hücrelerin ilk ipuçlarını 1990 yılında bulmuşlardı.



Fareler üzerinde yapılan araştırmada, ceninden kalbe giden hücrelerin kalp hücrelerine dönüştüğü gözlenmişti. Seattle Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’nden Dr. Nelson, “atan kalp hücrelerine dönüşüyorlar” ifadesini kullanmıştı.

Bu olaya ‘chimera’ adlı, birkaç hayvanın birleşiminden oluşan mitolojik yaratıktan esinlenerek “fetal microchimerism” adını vermişlerdi. (Bu terimin henüz Türkçe karşılığı yok, ama en yakın “cenin mikrokimerası” olarak çevrilebilir.)

Kadınların neredeyse gebe kaldıkları andan itibaren bünyelerine cenin hücreleri geçmeye başlıyor. Bu hücreler yedi haftalık kadar erken safhalardaki gebelerde bile gözlendi. İleri yıllarda ise bu hücreler kaybolabiliyorlar, bazen ise ömür boyu kalıcı oluyorlar.

Dr. Nelson ve ekibi vefat etmiş 59 yaşlı kadının beyinlerini incelemiş ve %63ünde Y kromozomları bulmuş. (Bu konudaki birçok araştırma oğulların annelerine bıraktıkları hücrelere odaklanmış durumda çünkü bunları annenin kendi hücrelerinden ayırt etmek daha kolay.)

Artık uzmanlar bu mikrokimeraların hiç de nadir olmadığına inanıyor.

Peki, bu hücrelerin ne etkileri olabilir?

Son yıllarda araştırmacılar cenin hücrelerinin kadınların sağlığını da etkileyebildiğini gösteren birçok ipucu buldu. Mesela, tümörler cenin hücreleriyle dolu olabiliyor; kanser gelişmesinde rol oynuyor olabilirler. Veya bazı hücreler annenin sağlığını korumaya yardımcı rol oynuyor olabilir. Cenin mikrokimeraları, köpek, fare ve inekler dahil pek çok memeli türünde de bulundu.

‘Bioessays’ dergisinde yazan araştırmacı Dr. Boddy, Dr.Sayres ve ekipleri cenin hücrelerinin annenin biyolojisini etkileyebilecek maddeler üretip annelerini içten manipüle ediyor olabileceklerine dair bir fikir sundular.

Cenin hücreleri meme dokusunda da çoğu zaman bulunuyor, hatta sütte bile. Araştırmacılar, süt üretimini cenin hücreleri yürüttüğünde çocukların daha iyi gelişiyor olabileceğini savunuyorlar.

Hatta hamilelik sırasında ve sonrasında annelerin sürekli bebeklerini düşünüp onlar için her türlü fedakârlığı göze alacak hale gelmelerinde de bebekten anneye geçen hücrelerin etkisi olabileceği düşünülüyor. Ne de olsa annelerin beyin ve düşünce yapısı büyük bir değişim geçiriyor, ve bunda oksitosin hormonu gibi faktörlerden başka etmenler de rol oynuyor olabilir.

Anneler bebeklerinin büyümelerine vücut ısılarıyla da katkı sağlarlar. Tiroid bezi bir termostat gibidir ve burada bulunan cenin hücreleri teoride annelerin daha çok ısı üretmesini de sağlayabilir.

Hamilelik sırasında ve hemen sonrasında muhtemelen bu ‘yarı-yabancı’ cenin hücrelerine tepki olarak, kadınların bağışıklık sistemi son derece aktif hale geliyor. Fakat bu savunma bazı riskler teşkil ediyor: romatoid artirit (romatizmal eklem iltihabı) gibi otoimmün bozukluklar gebelik ile nüksedebiliyor.

Bilim insanları bir sonraki aşamada vücuttaki farklı dokularda bulunan hücrelerde hangi genlerin aktif olduğuna bakarak bu fikirleri test edebilir ve bu genlerin aktivitesinin annenin fizyolojisini nasıl etkilediğini görebilirler.

Beyinde bulunan hücrelerin annenin davranışlarını nasıl etkileyebileceği de daha derin araştırılmakta. Biyoanaliz’deki makalenin yazarlarından psikolog Athena Aktipis “En heyecanlı ama şu an en az araştırmanın bulunduğu kısım da bu” diyor; “annenin doğum sonrası akıl sağlığında da rolleri olabilir.

Bu konudaki araştırmaların önümüzdeki birkaç sene içinde neler ortaya çıkaracağını görmek çok ilginç olacak! 🙂

 

Kaynaklar:

Bu yazı New York Times için Carl Zimmer tarafından yazılan haberden yüksek kimyager Esra S. tarafından uyarlanmıştır.
http://www.nytimes.com/2015/09/15/science/a-pregnancy-souvenir-cells-that-are-not-your-own.html?_r=0

Tissue microchimerism is increased during pregnancy: a human autopsy study. Rijnink EC, et al.
Mol Hum Reprod. 2015 Nov
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26307194
http://molehr.oxfordjournals.org/content/early/2015/08/24/molehr.gav047.abstract

Yorum yap

error: Content is protected !!
/* ]]> */