Çocuklarımıza asla söylemememiz gereken 9 şey

Paylaşmak için: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someone

Uzmanlar, sıklıkla kullanılan bazı ifadelerin çocuklarımız için zararlı olabileceğini söylüyor. Eğer çocuklarımızın mutlu ve başarılı olmasını istiyorsak bu 9 ifadeyi kullanmamaya dikkat etmeliyiz.

Çocuklara söylenmemesi gerekenler

Anne babamızın bizi yetiştirme tarzı, bizim de çocuklarımızı yetiştirme tarzımızın bir taslağı gibidir. Ancak çocuk psikologları, nesilden nesle aktarılan ve çocuklarımızı büyütürken kullandığımız bazı ifadelerin çocuklarımızı kötü etkilediğini söylemiş. İşin iyi tarafı, bu ifadelerin yerine kullanabileceğimiz daha iyi alternatifleri var. Biraz bilgi ve çabayla bu alternatif ifadeleri ebeveynlik hayatımıza sokabiliriz.

İşte uzmanların tamamen hayatımızdan çıkarmamız için biz ebeveynleri uyardığı ifadeler;

1) “Ben yaparım” ya da “Dur sana yardım edeyim”

Bir şeyler yapmak için çaba sarf eden çocuğunuza yardım etmek istemeniz çok nazik bir davranış. Ancak çocuğunuzun bu mücadelesini kesmekte istekli olmanız, sonunda kendi kendine başarmış olmaktan alacağı hazdan onu yoksun bırakmanıza neden oluyormuş. Çocuğumuza yardım etmeden önce onun bizden yardım etmemizi istemesini ya da uğraştığı şeyde hayal kırıklığı yaşayacak noktaya gelmesi gerekiyormuş.

Drexel Üniversitesi’nde psikoloji profesörü ve Düşünen Bir Çocuk Yetiştirmek kitabının yazarı Myrna Shure,  parents.com’da paylaşılan uyarılarında bu durum için şunu söylemiş. “Çok çabuk onun çabasına dahil olmak,  çocuğunuzun bağımsızlığını zayıflatabilir, çünkü her zaman cevaplar için başkalarını arayacaktır”.


2) “Aferin sana!”

“Aferin” gibi basit bir ifade nasıl yanlış olabilir diye düşünebilirsiniz. Birçok psikologa göre sorun, her küçük şey için bu tür bir genel teşvik ifadesi kullanmak çocukların, gerçek başarıların verdiği tatminden ziyade bu övgülere değer vermesine neden oluyormuş.

“Aferin” ifadesini günlük hayatınızdan tamamen çıkarmak zorunda değilsiniz, ama kullanmakta seçici davranın ve mümkün olduğunca çocuğunuzun gösterdiği çabaya odaklanın. Eğer çocuğunuza “Aferin, gerçekten çok uğraştın” derseniz çocuğunuza gösterilen çabanın sonuçtan daha önemli olduğunu öğretirsiniz. Bu, çocuklarınıza zor bir görevi yaparken daha istekli olmasını ve başarısızlıkları görevi başarıyla tamamlamak için atılmış bir adım olarak görmesini öğretiyormuş.

Başarıdan ziyade başarıya giden sürece odaklanılması, çocuğunuzu, davranışını bu kadar değerli yapan şeyleri düşünmeye itiyormuş. Sosyal psikolog Susan Newman’ın care.com’da, “Takım arkadaşına verdiğin gollük pası çok beğendim” gibi bir ifadenin, bir çocuğu sürece odaklanmasını ve bir hedef doğrultusunda çalışmasını sağlayabileceğini söylemiş.

3) “Çok zekisin” veya “Akıllı oğlum”

Çocuklarınızın zekasını övme amacınız, onu Allah vergisi yeteneklerini kullanarak harika şeyler yapması için motive etmektir, ancak psikologlar bunun kötü bir şekilde ters tepebileceğini söylüyor. Kendilerini akıllı gören çocuklar hiç çaba göstermeden sadece yeteneklerini kullanarak kolayca ilerlemeye odaklanma ve zor görevlerden kaçınma tehlikeleriyle karşı karşıya kalıyorlarmış. Bunlar onların bu parlaklıklarını kaybetmesine neden olabilirmiş.

Barnard Büyüme Geliştirme Merkezi direktörü yazar Tovah Klein, Business Insider’da şunları söylemiş: “Çocuklara bu tür şeyleri söylemek, aslında onların öğrenmek için çabalamasını engelleyebilir, öğrenmek bir dizi deneme-yanılma ve bunlardan doğan sıkıntılarla başa çıkmaktır”.

4) “Çok utangaçsın/sakarsın/tembelsin!”

Çocuğunuzu akıllı/zeki gibi olumlu şeylerle etiketlemek çok tehlikeli, ama sakar/tembel/utangaç gibi olumsuz şeylerle etiketlemek bundan daha tehlikeliymiş. Çocuğunuza yaptığınız bu etiketlemeler doğruysa onun üzerine yapışacak ve büyürken onunla beraber gelecektir. Hatta yaptığınız bu etiketlemeler yanlışsa bile sürekli söylerseniz kendi kendini gerçekleştiren bir kehanete dönüşebilirmiş. Çocuğunuza onun “utangaç” olduğunu söylemeniz yalnızca onu sosyal ortamlarda daha sinirli olmaya teşvik eder.

Paula Spencer Parenting.com’da, “Çocuğunuzun kişiliğiyle ilgili sıfatları bırakarak onun özel davranışlarına hitap etmek daha iyi bir yaklaşım” diye belirtiyor. Örnek olarak, “herkese onunla oynamaması için söylediklerin arkadaşının duygularını incitti, onu nasıl daha iyi hissettirebiliriz?” diyebiliriz.

5) “Aslında kardeşine vurmak istemedin”

“Hayır, bunu gerçekten istediler!”  Klinik psikolog Rebecca Schrag Hershberg, olaylara bu şekilde pembe gözlüklerle bakan ebeveynleri şöyle düzeltiyor; “Gerçekten vurmak istediler”. Çocuğunuzun yoğun duygularını şiddetle ifade ettiğini inkar etmek, onların bu duygularını kontrol etmeyi öğrenmelerine engel olur. Hershberg, “Ebeveyn olarak, çocuklara tepkilerini kontrol etmeyi ve güçlü duygularla daha üretken şekillerde başa çıkma becerilerini öğretmeliyiz; bu duyguların gerçek olduğunu da kabul etmeliyiz” demiş.

6) “Devam edersen eve geri döneceğiz”

Aslında bunu söylemek kabul edilebilir, ama ancak tehditinizi gerçekten uygulayacaksanız.  Çocuğunuz sizinle girdiği tartışmayı bırakmazsa gezmeye gerçekten son verecekseniz bu tehditi söyleyebilirsiniz. Çocuk psikolojisi uzmanı Ariel Kornblum; “Ebeveynler bir sınır koyduğunda, her zaman bu kurallara uyması gerekir; bu nedenle çocuğunuzu, bir aile tatili sırasında arabayı çevirmek gibi aslında yapmayacağınız bir şeyle tehdit etmeyin” diye açıklıyor.

7) “Ben diyetteyim”

Çocuklara söylenmemesi gereken her şey çocukların kendileriyle ilgili değildir. Çocuklar örneklerle öğrenirler. Dolayısıyla sizi fiziksel özelliklerle mücadele ederken görürlerse, kendi vücutlarının da belirli ölçütleri karşılaması gerektiği mesajı alırlar. Bu yüzden psikologlar kendi kilo ve fiziksel mücadelenizi kendinize saklamanız gerektiğini belirtmektedir. Aynı sebepten, çocuklarınıza “matematikte çok kötüyüm” demek de çok iyi bir fikir değildir.

Peki bunun yerine ne söylemeliyiz? Nassau Üniversitesi Tıp Merkezi’nde pediatri profesörü Marc S. Jacobson, diyetinizden ya da egzersiz programınızdan bahsetmek yerine “Sağlıklı besleniyorum çünkü bana iyi hissettiriyor” ya da “Dışarıda hava çok güzel, biraz yürüyeceğim” gibi ifadeler kullanabileceğimizi söylemiş.

8) “Sen ondan daha iyisin”

Çocuğunuzun gördüğünüz en iyi, en tatlı, en olağanüstü çocuk olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Her ebeveyn böyle düşünür. Ancak, çocuğunuzu kendini beğenmiş, kibirli biri olarak yetiştirmek istemediğiniz sürece onun diğerlerinden daha iyi olduğunu söylememelisiniz. Araştırmalar, akranlarından daha üstün olmalarıyla övülen çocukların, ailelerine inandıkları ve şişmiş bir ego geliştirme riskinin yüksek olduğunu gösteriyormuş.

9) “Çünkü ben öyle dedim!”

“Çünkü ben öyle dedim”, ya da “ben öyle istiyorum” gibi ifadeler çocukların en nefret ettiği cümleler haline gelebiliyormuş, çünkü tüm kontrolü çocuğunuzdan alıyormuş. Sebepleri çocuğunuza açıklamak için her zaman enerjiniz olmayabilir ama kısa da olsa bir açıklama yapmalısınız. Çünkü bir davranışın neden yanlış veya neden doğru olduğunu sizden öğrenecekler. Ve insanların nasıl davranmaları gerektiğini onlara belli bir mantık çerçevesinde öğretmemiz gerekir.

Uzmanların önerileri bu şekilde. Umarım bu öneriler size de ilham verir. Sağlıklı ve mutlu çocuklar! 🙂

Kaynak: https://www.inc.com/jessica-stillman/9-things-you-should-never-say-to-your-kids-if-you-want-them-to-be-happy-and-succ.html

Yorum yap

error: Content is protected !!
/* ]]> */