Hastalıklara karşı antibiyotik ve ilaçlar yerine ağız hijyeni ve C vitamini ile savaşın!

Paylaşmak için: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someone

Türkiye’de grip veya nezle gibi bir hastalıkla doktora gittiğimizde, genelde doktor ya Theraflu gibi sadece semptomları önleyen ama iyileştirmeyen ve boşuna karaciğeri yoran ilaçlar yazıyor, ya da antibiyotik yazarak uzun vadede vücudumuzdaki faydalı-zararlı bakteri dengesini alt üst ediyor.  Bu yöntemlere başvurmaya gerek kalmadan, hastalıkları daha başlamadan önlemenin çok daha sağlıklı iki yolunu paylaşmak istiyorum sizlerle.

brushing-tongueİlki, dişlerimizi fırçalarken kapsamlı bir ağız temizliği yapmak. Günde iki kere dişlerimizi fırçalamak, ve bu sırada dilimiz, damağımız ve boğazımızda üreyen bakterilerden kurtulmak, sırf diş sağlığımız için faydalı olmakla kalmıyor, bizi hastalıklara karşı da koruyor, çünkü zararlı bakterilerin vücudumuzda avantaj sağlamaya geçtiği ilk bölgeler genelde boğazımız ve ağızımız oluyor. Dr. Ender Saraç da dil temizliğini vurguluyor, ve özellikle sabah dilde biriken tabakanın kesinlikle yutulmaması gerektiğini, ve uyanır uyanmaz ilk işimizin bu tabakayı temizlemek olması gerektiğini söylüyor.



Ben ağızımın kapsamlı temizliğini sağlamak için dişimi fırçaladıktan sonra, dilimi de aşağı doğru hafifçe fırçalıyorum, fırçayı hafifçe damağımda da gezdiriyorum ve ağızımdaki suyu gargara yapıp boğazımı da temizleyerek bitiriyorum (gargara için ekstra bir ağız bakım suyu kullanmaya gerek görmedim). Eğer boğazımda hasta olacakmışım gibi bir gıcıklanma hissetmeye başlamışsam, sabah akşam bu ağız temizliğini yapmak ve bol C vitamini tüketmek boğazımın ağrısını daha artmadan geçiriyor, ve hasta olmuyorum.  Bu yöntemleri kullanarak birçok kışı, birçok seneyi ve en önemlisi hamileliğimi hiç hasta olmadan atlattım çok şükür, ve yaklaşık 10 senedir antibiyotik kullanmadım, o yüzden herkese tavsiye ediyorum.

Hastalıklara karşı ikinci önemli silahımız da C vitamini, bence kış meyvelerinin C vitamini açısından çok zengin olması boşuna değil.  Kışın bol bol kivi, mandalina, portakal ve limon tüketmek, hastalıkları daha başlamadan önlemek için veya başladı mı hafif atlatmak için harika bir yöntem.  Bu meyvelerden bolca tüketme şansımız olmayan zamanlarda ise günde 500-1.000 mg kadar C vitamini hapı alabiliriz, fakat bunlarda da tatlandırıcı olmayan bir marka tercih etmek lazım çünkü tatlandırıcılar da bağırsaklarımızdaki bakteri dengesini bozarak bağışıklık sistemimizi olumsuz etkiliyor.  Bir uyarı daha: hamileliğin özellikle başlarında fazla yüksek dozda (günde 5.000-10.000mg kadar) C vitamini almak dolaşımı etkileyerek düşüğe sebep olabilir, o yüzden doz aşımı yapmayın.

Umarım bu yöntemlerle siz de hastalıklardan korunur, ve gereksiz ilaç ve antibiyotikleri hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Sağlıklı günler!

Yorumlar

  • Merhaba ben de sık enfeksiyon yaşıyorum c vitamini alıcam fakat en doğrusuna karar veremedi oneriniz olabilir mi ?

    • tatlandırıcı içermeyen bir marka daha iyi olur. Solgar olabilir. Bir de yazın bol bol çilek ve biber, kışın bol bol turunçgiller ve kivi tüketerek C vitamini almak en iyisi 😉

Yorum yap

error: Content is protected !!
/* ]]> */