Modern mısır ve buğday GDO mu?

Paylaşmak için: Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someone

GDO nedir? Ne değildir?” ve “GDO’lu besinlerin insan sağlığına etkileri” yazılarımdan sonra, mısırın ve buğdayın genetik yapısı üzerine de çok konuşulduğu için bu konuda ayrıca yazmak istedim. Türkiye’de GDO tarımı yasak olduğundan, ülkemizde yetiştirilen mısır ve buğday GDO değildir, fakat insanların yıllar boyu yaptığı çaprazlamalar ve yapay seleksiyon yöntemleriyle asırlar önceki hallerinden epey farklılaşmışlardır.

GDO nedir? Ne değildir?” yazımda bahsettiğim gibi, GDO tanımı, bir türün DNA’sına yabancı bir genin yapay olarak  eklenmesini içerir. Mısır ve buğdayın günümüzdeki hallerine ulaşması ise daha çok at ve eşekten katır türünün elde edilmesi, veya köpek cinslerinden seçilerek ve çiftleştirilerek farklı türler elde edilmesine benzer. Bu sırada bir genden çok daha fazla şey değişir aslında; türlerin toplam kromozom sayıları bile değişebilir.

Örneğin antik buğdayın 2 set olmak üzere toplam 14 kromozomu vardır; modern buğdayın ise 6 set, yani 42 kromozomu vardır. Makarna yapımında kullanılan durum buğdayı ise ara bir tür gibidir ve 4 set, yani 28 kromozomu vardır. Modern buğdayda kromozom sayıları ile beraber gluten içeriği de arttığından, doğal olmayan bu yüksek gluten seviyelerinin çölyak ve gluten intoleransı gibi otoimün hastalıkları tetiklediği düşünülmektedir.

Ülkemizde özellikle Kastamonu yöresinde yetişen Siyez buğdayı veya Siyez bulgurunun antik buğdayın genetik yapısına sahip olduğu belirtilir. Kromozom sayısı ve gluten oranı daha düşük olduğundan otoimün hastalıkları da daha az tetiklediği düşünülmektedir. Bu arada, her gıdada olduğu gibi Siyez unu veya buğdayında da organik olması çok daha sağlıklıdır.

(Araştırmak isterseniz İngilizce’de Siyez bulguruna ‘einkorn wheat’ ve antik mısıra ‘teosinte’ veya ‘ancient corn’ deniyor)

Kaynaklar ve detaylı okumalar;

Yorum yap

error: Content is protected !!
/* ]]> */