Çocuklarımızın yaramaz olmaması için ne yapmalıyız?

Paylaşmak için: Share on Facebook
Facebook
Tweet about this on Twitter
Twitter
Email this to someone
email

Çocukların yaramazlık yapmaması için bağırma, şiddet, ve hatta genel olarak “disiplin”den ziyade iki şeyin çok daha etkili olduğunu düşünüyorum; çocukla iletişim, ve ailede olumlu örnek olmak. Ve bunlara daha bebeklikten başlayıp, tutarlı olmak.

Biraz da çocuk olmalarına izin vermeliyiz. Fazla enerjilerini atmaları ve eğlenmeleri için fırsatlar yaratmalıyız, ve onlarla yüz yüze kaliteli zaman geçirmeye vakit ayırmalıyız. Çünkü çoğu zaman tüm yaramazlıkları, sırf bunlara olan ihtiyaçlarından oluyor.

Örneğin çocuğunuzun okul başarısı için endişeliyseniz, ihtiyacı olan şeylerden biri de bir takım sporu yapmak olabilir. Tüm sporlar bireyin daha mutlu ve şevkli olmasını sağlayan mutluluk hormonları salgılatırken, takım sporları aynı zamanda bir disiplin ve aitlik duygusu da getirir. Bu sebeplerden takım sporu yapan öğrencilerin akademik başarılarının daha yüksek olduğu görülür.

Küçük çocuklar;

Koştur koştur hazırlanıp evden çıkmaya çalışırken küçük çocuğumuz kocaman bir oyuncağı küçük çantasına sığdırmak gibi bir istekle ağlama krizine girdiğinde, sakinliğimizi korumak zor olabilir.

Küçük çocuklarımızla (1-4 yaş) iletişim kurarken hep aklımızda olması gereken şey şu; onlar bu dünyayı HİÇ ama HİÇ bilmeden doğuyorlar. Yanlışı, doğruyu bilmiyorlar, sosyal ve fiziksel sınırları bilmiyorlar. Dünyayı bilmeyen masum birer minik can olarak geliyorlar bu hayata. Bu dünya hakkında HER ŞEYİ ama HER ŞEYİ biz büyüklerinden öğrenecekler. Öğretmenlerine zaman gelene kadar ailelerinden öğrenmeleri gereken çok şey var. Dünyanın ve insan vücudunun nasıl işlediğini, ev hayatının rutinlerini, sevgiyi ve paylaşmayı bizden öğrenecekler. Sıcak bir şeye değince ellerinin yanacağını bizden öğrenecekler. Bazı şeyleri illa kendileri denemek isteyecekler. Ve çoğu şeyi tek seferde öğrenmeyecekler. Bunlar tamamen normal.

Bu yüzden onlarla konuşmak çok önemli; hem de sürekli, sevgiyle ve sabırla. Bebeklikten itibaren gün içinde yaptığımız ve yapacağımız şeyleri bir spor spikeriymişçesine çocuğumuza anlatmalıyız. “Şimdi bezini bağlıyorum, sonra üstümüzü değiştireceğiz. Şimdi kolay yemek için meyvemizi ufak ufak kesiyoruz. Dışarıdan geldiğimiz için ellerimizi yıkayıp temizliyoruz, sonra yemek yiyeceğiz. Oyuncaklarımızı toplayalım ki basıp düşmeyelim.” gibi..

Küçük çocukların ağlama krizlerinin veya yaramazlıklarının sebebi çoğu zaman bazı şeyleri bilmemekten, anlayamamaktan, yanlış beklentiler içinde olmaktan, kendilerini yetersiz hissetmekten, ilgi ve sevgi isteğinden gelir. Biz onlara sevgiyle ve sabırla her şeyi açıkladıkça hem onlar daha mutlu olacak, hem de bizi daha mutlu edecekler. Ve öğrendikleriyle bizi şaşırtacaklar 🙂

Tabii sadece söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı da öğrenecekler. Bizi taklit edecek, bizi örnek alacaklar. Bu yüzden çocuklarımızın çevresinde her zaman sevgi ve sabırla hareket etmek çok önemli. Onun yapmasını istemeyeceğimiz bir şeyi bizim de onun yanında yapmamamız çok önemli; örneğin bağırmak gibi. Veya onun yapmasını istediğimiz şeyleri bizim de yapmamız; mesela ellerimizi sık yıkamak, sebze yemek, kitap okumak gibi..

Bu konuda “Çocukların sinir krizlerini görmezden gelmemek ve cezalandırmamak için 4 sebep” başlıklı yazıma da göz atmak isteyebilirsiniz 🙂

Çocuklar büyüdükçe;

Öncelikle, küçüklüğünden beri ailesinin aktif bir şekilde iletişim içinde olduğu, ve ailesinden olumlu örnek davranışlar gören bir çocuk, büyüdükçe de daha az yaramazlık yapacaktır.

Fakat büyüdükçe yapılan yaramazlıklar değişecektir elbet. Çocuğumuz yanlış bir davranışta bulunduğunda onunla bunun neden yanlış olduğunu sakince konuşmalıyız. Zorlama da ters tepebilir; onları kendi doğrularımızla yaşamaya zorlayamayız. Zorladıkça çocuk uzaklaşabilir.

Hata da yapsalar, her zaman, her şeyi bizimle paylaşabileceklerini bildirmeliyiz çocuklarımıza. Hepimizin gençliğine dönüp baktığında hatalı gördüğü, pişman olduğu davranışları olmuştur. Çocuklarımıza dediğim dedik bir tavırla değil, empati kurarak yaklaşmalıyız her zaman.

Eğitimpedia.com’da yayınlanan bir yazıda yer alan araştırmalar da çocuklara bağırmanın bıraktığı yaraları açıkça gözler önüne seriyor;

Çocuklara Bağırmak Yerine Onlarla Konuşmak Neden Önemli? – Eğitimpedia.com

Sizlere de ilham vermesi dileklerimle.. Sevgiyle kalın 🙂

Yorum yap

error: İçerik kopya korumalıdır!
/* ]]> */